Tüm Kuzey Yarımküre’deki hava durumu modelleri, bu yaz olağandışı bir dalgalı model gösterdi. Çeşitli yerlerde olağandışı sıcaklık, kuraklık, soğuk veya yağışlı koşullar görüldü…

Şiddetli yağışlar, geçtiğimiz hafta Avrupa’nın kuzeybatısında 100’den fazla kişinin ölümüne ve 1000’den fazla kişinin kaybolmasına neden olan selleri tetiklerken, Sibirya’daki yangınlar sebebiyle, duman bulutları Alaska’daki hava kalitesini etkiliyor ve Amerika’nın kuzeybatısı eşi benzeri görülmemiş sıcaklıklarla ve yıkıcı orman yangınları ile boğuşuyor.

Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin batısında ve Kanada’da kaydedilen benzeri görülmemiş sıcak hava dalgaları ve Avrupa’da yaşanan seller, insan kaynaklı iklim değişikliği etkisini gözler önüne seriyor.

Avrupa’da Yaşanan Seller

Geçtiğimiz hafta, Batı Avrupa’nın bazı bölgelerinde, zaten doygunluğa yakın olan topraklar 2 gün içinde 2 aylık yağış aldı. Belçika, Hollanda, Lüksemburg ve Almanya’yı etkisi altına alan yoğun yağıştan sonra üst tabakada bulunan 1 metrelik toprak, tamamen doymuş veya su tutma kapasitesinin çok üzerindeydi. Avrupa’da meydana gelen selden en çok etkilenen ülkeler Almanya ve Belçika oldu. Yetkililer yüzden fazla kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin sular altında kaldığını veya kayıp olduğunu bildirdi. Çöken evlerin ve heyelanların görüntüleri, suların gücünü gözler önüne serdi.

Alman Ulusal Meteoroloji Servisi DWD’ye göre, 14-15 Temmuz arasındaki 24 saatte yaklaşık 100 ila 150 mm yağış meydana geldi. Bu durum; Almanya üzerine yoğunlaşmış, neredeyse durağan bir alçak basınçlı hava sisteminden kaynaklanıyordu. Bu kararsız, baroklinik adı verilen sistem, genellikle sınırlı bir bölge üzerinde yavaş hareket eder ve kuvvetli kümelenme ve yoğun yağışa yol açan yukarı doğru hareket ile ilişkilidir.

Lüksemburg, Hollanda ve İsviçre ile kuzeydoğu Fransa’nın bazı bölgeleri de aşırı yağıştan kötü etkilendi. İsviçre’de, yüksek su seviyeleri kritik olarak nitelendirilirken; kısa bir süre içinde yaklaşık 70 mm yağış düştüğü için, ani sel Londra’nın da ulaşım ağlarını felç etti.

Sıcak Hava Dalgaları

Orta Avrupa ölümcül sellere maruz kalırken, Kuzey Avrupa ise uzun süreli bir sıcak hava dalgasının pençesine takıldı.

Finlandiya Meteoroloji Enstitüsü’ne göre Finlandiya, bu yaz, tarihindeki en sıcak ikinci Haziran’ı yaşadı. Rekor sıcaklıklar Temmuz ayına kadar uzandı. Güney Finlandiya’da bulunan Anjala şehrinde, üst üste 27 gün boyunca 25°C’nin üzerinde sıcaklıklar görüldü. Bu, çoğu uzmana göre 1961’den beri Finlandiya’da yaşanmış en uzun sıcak hava dalgası olarak kayıtlara geçti.

Norveç’in Banak kentinde kaydedilen 34,3°C ise, Avrupa’da şimdiye kadar 70 derece Kuzey enleminin üstünde ölçülen en yüksek sıcaklık olarak tarihe geçti. Uzmanlar, bu aşırı hava olaylarının, sıkışıp kalan uzun ve esnek bir yüksek basınç alanının sonucu olduğunu belirtiyor.

Finlandiya Meteoroloji Enstitüsü’de aşırı hava durumu araştırmacısı olan Mika Rantanen;

Bu tür bloke edici yüksek basınçlar, genellikle bir veya iki hafta sürer, ancak bu seferkinin ne zaman hareket edeceğini söylemek oldukça zor. Çünkü biraz yer değiştirip kendini yenilemeye devam ediyor.”

ABD’nin batısı ve soğuk iklimiyle meşhur olan Kanada da sıcak hava dalgalarından etkilendi. Geçen haftalarda bu bölgelerde görülen sıcak hava dalgası, birçok rekoru da beraberinde getirdi. ABD Ulusal Hava Servisi’ne göre, 9 Temmuz’da Ölüm Vadisi’ndeki sıcaklık 54.4°C olarak ölçüldü. Haziran ayının sonunda, Vancouver’ın yaklaşık 60 mil kuzeydoğusunda bulunan Lytton’da görülen 49,6°C ise, Kanada’da tüm zamanların rekoru olarak kayıtlara geçerken dünyanın her yerindeki hava ve iklim uzmanlarını şoka uğrattı.

Görsel: World Meteorological Organization (WMO)

 

Yangınlar

Kanada’nın, tüm zamanların ısı rekorunu kırmasından bir gün sonra, Lytton köyü alevler tarafından yok edildi. Ülkenin batı kıyısında yalnızca bir gün içinde 70 yeni yangın çıktı ve o gün eyalette yaklaşık 12.000 yıldırım düştüğü bildirildi. Ölçülen yüksek sıcaklıklar, son 30 yılda Kuzey Amerika’yı daha sıcak ve daha kuru hâle getiren ve daha fazla orman yangınına yol açan değişimin bir parçası olarak görülüyor.

Amerika’da bulunan Ulusal Kurumlar Arası İtfaiye Merkezi’nin yaptığı açıklamalara göre; 13 eyalette çıkan toplam 80 büyük yangın 475.000 hektardan fazla alanı yok etti ve birçoğu hâlâ devam ediyor. Oregon tarihinin en büyük yangınlarından biri olarak kayıtlara geçen Bootleg Yangını, şimdiden 1210 kilometrekareden fazla alanı harap etti.

Rusya’nın ise en büyük, en soğuk bölgesi, yüz binlerce hektarı kaplayan hızla yayılan orman yangınları nedeniyle yaklaşık bir aydır olağanüstü hâl altında. Bölgeyi kasıp kavuran yüzlerce orman yangınından çıkan yoğun duman, Yakutsk da dâhil olmak üzere düzinelerce şehri kapladı ve yetkililerin, halka hafta sonu evde kalma emri vermesine ve şehrin havaalanındaki operasyonları durdurmasına neden oldu.

Tüm bu aşırı olayların en büyük sebebi: İklim değişikliği

İklim değişikliği, şimdiden aşırı hava olaylarının sıklığını artırıyor ve pek çok olayın küresel ısınmayla daha da kötüleştiği gösteriliyor.

Önde gelen iklim bilimcilerinden oluşan uluslararası bir ekip tarafından yapılan hızlı bir ilişkilendirme analizine göre, Haziran ayının sonunda ABD ve Kanada’nın bazı bölgelerinde rekor kıran sıcak hava dalgası, insan kaynaklı iklim değişikliğinin etkisi olmadan neredeyse imkânsız olurdu. Sera gazı emisyonlarının neden olduğu iklim değişikliği, sıcak hava dalgasını en az 150 kat daha olası hâle getirdi.

Dünya’nın iklimi ısındıkça, dünya çapında daha sık ve daha yoğun hava olayları gözlemleniyor. Hava olayları, aynı bölgede daha önce meydana gelen benzer hava olaylarının %90 veya %95’inden farklıysa, “aşırı” olarak tanımlanır. El Niño ve La Niña gibi doğal iklim değişkenliği modelleri de dâhil olmak üzere, herhangi bir aşırı hava olayına birçok faktör katkıda bulunur ve herhangi bir aşırı olayı insan kaynaklı iklim değişikliğine bağlamayı zorlaştırır. Bununla birlikte, çalışmalar, ısınan iklimin bir olayı daha şiddetli veya daha olası hâle getirip getirmediğini gösterebilir.

Isınan bir iklim, çok sıcak gündüzler ve geceler yaşanma olasılığını artırarak sıcak hava dalgalarının yoğunluğuna katkıda bulunabilir. İklimin ısınması, ayrıca karadaki buharlaşmayı artırarak kuraklığı kötüleştirebilir ve orman yangınlarına daha yatkın koşullar ve daha uzun bir orman yangını mevsimi yaratabilir. Isınan bir atmosfer, havanın nem tutma kapasitesindeki artışlar yoluyla daha ağır yağış olayları (yağmur ve kar fırtınası) ile de ilişkilidir. El Niño, birçok tropikal ve subtropikal arazi bölgesinde kuraklığı desteklerken, La Niña, birçok yerde daha yağışlı koşulları teşvik eder. Bu kısa vadeli ve bölgesel farklılıkların, ısınan bir iklimde daha aşırı hâle gelmesi bekleniyor. Ek olarak, deniz seviyesinin yükselmesi, fırtınalar sırasında kıyıya itilen deniz suyunun miktarını arttırır, bu da fırtınalar tarafından üretilen daha fazla yağışla birlikte daha yıkıcı fırtına dalgalanmalarına ve taşkınlara neden olabilir.

 

Zeynep Senis
Çevirmen / Yazar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak ve İleri Okuma

Kaynak:

https://www.linkedin.com/signup/cold-join?session_redirect=https%3A%2F%2Fwww%2Elinkedin%2Ecom%2Ffeed%2Fupdate%2Furn%3Ali%3Aactivity%3A6823169863616364544&trk=public_profile_like_view

“Kuraklıklar, Yangınlar ve Seller: İklim Değişikliği Kapımızda” https://bilimfili.com/kurakliklar-yanginlar-seller-iklim-degisikligi-kapimizda