Tarih, başarısız olduğu için okuldan atılmış, okul hayatını sürdürememiş, okula hiç gidememiş olduğu halde sayısız buluş ve keşif yapan, teori geliştiren, insanlığa çağ atlatan dahilerle, insanı insan yapan filozoflarla doludur.

Bu insanlar, kısacık ömürleri içinde kendi kendilerini yaratmış, inşa etmiş, dehaları ile işlemiş ve insanlığı kendilerine hayran ve minnettar bırakmışlardır.

Tabiidir ki deha sahipleri de farklı çevresel koşullar nedeni ile farklı büyüklükte, farklı ağırlıkta olacaktır. Dikkatli bakarsanız kendi çevrenizde de çok şeyi danışmak istediğiniz, feyz aldığınız, ilham kaynağınız olarak kabul ettiğiniz insanlar olduğunu göreceksiniz.

Bence herhangi bir konuda kendi kendini inşa etmiş alan uzmanları, herhangi bir okuldaki öğreticiler, eğiticiler tarafından yetiştirilmiş uzmanlardan çok daha yetkin ve çok daha değerlidir.

Eğer birine biat edeceksem, birine ustam diyeceksem, birinin öğrencisi olacaksam kendini yaratanı tercih ederim. Siz de sığ kalıplardan kurtulun ve kendini yaratmış olanı seçin.

Kaldı ki ders almayı, feyz almayı, esinlenmeyi bilen kişi için basit bir böcek, basit bir çiçek, küçücük bir bebek, hatta bir dalga veya bir rüzgâr da büyük öğretmenlerdir.

Yeter ki biz öğrenci olalım.

Yeter ki öğretenin diplomasına, ünvanına değil, neyi, ne kadar, nasıl öğrettiğine bakalım.

yücel binici