gel artık
yabancı bir kıta ve yabancı bir kentte
başıma yıldızlar yağıyor
gözlerimde kaç güneş
gözlerimde kaç güneş batıyor

seni seviyorum
sensizliği değil

yalnızlık ne derin yara
ki yarasalar yüzümden dönüyor
ışıklar akıyor otobandan
avrupa’ya kimi
kimi asya’ya

ağlasam çözülürüm kesin

ağlamak ne mümkün
kurumuş imge pınarlarım
şiirim
sana dize dökmek ne mümkün

gel artık
kendini güzel sanıyor
seni görüp çatlasın istanbul

yücelbinici