Son yıllarda gerek dünyada ve gerekse ulusal ölçekte siyasetin temel parametrelerinde önemli ve hızlı değişiklikler yaşanmaya başlamıştır. Uluslararası ölçekte yaşanan hızlı değişim, tek kutuplu dünyanın değişip küreselleşmenin hız kazanması ve kitlelerin eğitim düzeyinin yükselmesinin etkisiyle siyasal katılımın niteliğinin değişmesiyle yakından ilişkilidir. Ulusal ölçeklerde de ülkeden ülkeye değişmekle birlikte demokratik kurum ve kuralların kökleşmesi, sivil toplumun ulusal ölçekte siyasetteki etkisinin artması, uluslararası sivil toplum örgütlerinin dayanışması ve küresel örgütlerin baskısı nedeniyle siyasetin çehresi değişmeye başlamıştır.

Bütün bu değişim ve dönüşüm sürecine ve ülkeden ülkeye farklı koşullar bulunmasına karşın, siyasette başarının anahtarının DELTA yöntemi olduğu görülmektedir.

Siyasette başarının anahtarı olarak DELTA yöntemi ile matematikte kullanılan Epilson-Delta yöntemini kastetmiyorum. Bu iki yöntem arasında hiçbir açıdan hiçbir benzeşme bulunmuyor olması da olanaksız.

Siyasette kullanılan bir yöntem olarak DELTA yöntemini, bu makale ile ilk kez gündeme getirmeye çalışacağım.

Delta yöntemi, siyasette başarılı olmak için gerekli olan 5 bileşeni ifade ediyor. Bu bileşenler şunlardır:

  • Disiplinli çalışma
  • Empati
  • Liderlik
  • Teşkilatlanmada başarı
  • Akademik yardım

Yukarıdaki 5 bileşen, siyasette başarılı olmanın ve bir siyasi partiyi başarıya taşımanın anahtarlarıdır.

Siyasetin değişen çehresinde kitlelere daha yakın olmak, onları anlayabilmek, onları inançla örgütleyebilmek ve akademik (bilimsel) çalışmalardan yararlanmak, başarıya ulaşmak için gerekli olan siyasi çalışmalardır. Bu nedenle, DELTA yönteminin 5 unsurunu, siyasette başarının olmazsa olmaz (sine qua non) ilkeleri olarak görmek gerekir.

Bu çalışmada, siyasette DELTA yönteminin 5 unsurunu sırasıyla açıklamaya, örnekler vermeye ve sonuçta da bu yöntemi siyaset bilimi alanına kazandırmaya çalışacağız.

Disiplinli çalışma

Delta yönteminde ilk unsur, disiplinli çalışmadır. Siyasette ve siyasal çalışmalarda disiplinli çalışmak, başarıya giden yolun ilk adımını oluşturur. Disiplin olmaksızın hiçbir çalışmadan beklenen verim alınamaz ve çalışmanın etkin sonuçlar üretmesi beklenemez.

Siyaset ve siyasal çalışma, uzun dönemli ve çok kapsamlı bir çalışmayla yürütülen zor bir uğraştır. Bir ülkedeki bütün seçmenler ve geleceğin seçmenleri olarak bütün gençler, siyasetin merkezinde bulunan ve üzerlerinde samimiyetle çalışılması gereken öğelerdir. Her birey özeline kadar inen bu titiz çalışma, siyasetin kapsamının bireyden devlete kadar uzanan bütün alanları kapsadığını ortaya koymaktadır.

Seçimlerde başarı, etkin ve başarılı seçim kampanyalarından çok, içinde bulunulan siyasal konjonktür ve uzun dönemli disiplinli siyasal çalışmalar ile yakından ilintilidir. Seçimlerin hemen öncesinde, büyük ölçüde, seçimlerde başarılı olabilecek partiler ve adaylar belli olmaktadır.

Seçim kampanyaları, kritik seçimlerin sonucunu belirli ölçülerde değiştirebilir. Ancak seçimlerden hemen önce başlatılacak seçim kampanyalarının sonuca etkisi, hiçbir durumda, toplam oyların % 5-10‘unu geçemeyecektir.

Seçim çalışmalarındaki disiplin, seçimlerin sonucunu etkilemeye dönük organize, sonuç alıcı, kapsamlı, uzun dönemli, deneyimleri ve bölgesel özellikleri dikkate alan ve işbölümüne dayalı çalışmaları ifade eder.

Disiplinli seçim çalışmalarında sonuca yönelik ve sonucu etkileyici çalışmalar yapılır. Laf olsun diye yapılan ve adayların kişisel kimliklerini ön planda tuttuğu seçim çalışmaları, disiplinden yoksundur. İkna edici, destekleyici, toleranslı, özeleştiriden kaçınmayan, partiyi seçmenle bütünleştiren, seçmenin psikolojisine hitap edebilen, ciddi, güler yüzlü bir seçim kampanyası, ancak disiplinli bir seçim çalışması ile yapılabilir.

Disiplinli çalışma, seçim çalışmalarında önceliklerin belirlenmesini gerekli kılar. Seçim çalışmalarında disiplin, önceliklerin saptanarak siyasal sermayenin ve kaynakların sonuç alıcı ve sonucu etkileyici alanlarda kullanılmasını gerektirir. Bu kapsamda, partiye seçimlerde oy vermesi muhtemel kesimler üzerinde çalışmak, yalnızca rakip muhalif partiler ile polemiğe girmek, oy tabanı yüksek kesim temsilcileri ile ilişkileri sıcak tutmak, kapsayıcı ve barışçıl konuşmalar ve söylemlerde bulunmak, başarılı kampanyalarda denenmiş ve başarılı olmuş parti öncelikleri olarak belirlenmektedir.

Seçim çalışmalarında disiplinli çalışmanın yapılabilmesi için bu çalışmaları yürütecek uzman bir ekibin oluşturulması, bu ekibin de il ve ilçelerde disiplinli çalışmaları sağlayacak ve denetleyecek kişileri eğitmesi gerekir. Bu durumda, disiplinli seçim çalışmalarının bir gereği de parti okulunun kurulması ve parti içi eğitim seminerleri ile disiplinli çalışmanın başarılması ve denetlenmesi gerekir.

Empati

Siyasette başarının anahtarı olan Delta yönteminin ikinci unsuru, empatik davranış ve tutumlardır. Empati, insanın kendisini karşısındakinin yerine koyarak onun duygu ve düşüncelerini anlamaya çalışması ve buna göre davranış ve tutumlar geliştirmesi sürecidir. Basit bir kavram gibi görünen empati, siyasette olduğu gibi her alandaki başarının anahtarıdır.

Siyasetin temel unsuru, insandır. Seçmeni anlamadan ve onu kazanmadan siyasette başarılı olmak mümkün değildir. Bu nedenle, siyasette başarılı olmak için siyasetçiler, kendilerini seçmenin yerine koyabilmeli, seçmenin duygu ve düşüncelerini anlayabilmeli ve bu verilere göre tavırlar geliştirmelidirler.

Siyasette empati, seçmen tercihlerini etkileyen dışsal çevre unsurlarının anlaşılabilmesi kapsamında önemsenir. Bunlar arasında ülkenin ya da seçim bölgesinin ekonomik ve siyasal yapısı, gelenekler, görenekler, seçmenin kültürel alışkanlıkları, siyasal davranış kalıpları gibi unsurlar bulunmaktadır. Bir ülkede muhafazakar geleneklerin güçlülüğü ya da bireyci kültürün gelişkinliği gibi unsurların, siyasal davranış ve siyasal kültüre etkisi bulunduğu görülmektedir. Siyasal davranış ve kültür de seçmen tercihlerini belirlemektedir.

Empatinin siyasette kullanılmasında daha önemli olan ikinci kapsama alanı, “seçmenin kişilik özellikleri” ve “psikolojik yapısı” olarak belirlenir. Bu unsurların ilk bölümü, seçmenin cinsiyeti, gelir durumu, rengi, ırkı, eğitim durumu gibi bireyin toplumdaki yerini belirleyen özelliklerden oluşmaktadır. Siyasette empatik davranış, seçmenin psikolojik özelliklerinin bilinmesini de gerektirir.

Seçmenlerin seçim dönemindeki ve bölgesel olarak (örneğin Karadeniz ve Akdeniz insanının psikolojilerindeki belirgin farlılıklar gibi) mevcut psikolojik yapısının anlaşılması, seçmeni anlamak açısından önemlidir. Seçmenin olaylara ve siyasal gelişmelere bakışındaki iyimser ya da kötümser olma durumu, seçim dönemindeki duygusal yapısı ve sorunlara karşı gösterdiği duyarlılık derecesi, kişilik özellikleri başlığında değerlendirilmektedir.

Seçim kampanyalarını ve siyasal çalışmaları yürütenlerin seçmenlerin kişisel özelliklerini iyi bilmeleri ve kampanyaları ve siyasi etkinlikleri buna göre planlamaları gerekir. Seçmenlerin genelde ve seçim öncesinde olaylara bakışını ve siyasal kimliğini belirleyen bir diğer unsur; iyimser ya da kötümser olmaları, saldırgan bir kişiliğe sahip olup olmadıkları, olaylar karşısında gösterdikleri tolerans dereceleri gibi kişilik özellikleridir. Genel olarak toplum bireylerinin (özellikle Akdeniz insanına özgü) psikolojik kişilik özelliklerinin belirlenerek seçim kampanyalarında buna yönelik taktiklere ağırlık verilmesi yoluna gidilmelidir. Bütün bunları başarmanın yolu ise kendisini seçmenin yerine koymayı başarabilen siyasal çalışmalardır.

Empatik davranış ve tutumlar, seçmenin samimiyet aradığı siyasal alanda büyük başarılar elde edilmesini sağlar. Özellikle ülkemizde siyaset ve siyasetçinin halktan koptuğu, güven kaybına uğradığı ve samimiyet özelliklerini kaybettikleri koşullar dikkate alındığında, empatik davranış ve tutumlar, seçimlerde başarının anahtarı olarak görülmektedir.

Liderlik

Siyasette başarının anahtarı olan Delta yönteminin üçüncü unsuru, lider ve liderliğin önemidir. Siyasette lider, yetenekleri ve kişisel özellikleri nedeniyle çok geniş bir seçmen kitlesini peşinden sürükleyebilen, onların davranış ve kararlarını etkileyebilen ve değiştirebilen, bunları başarabilecek belirli yeteneklere sahip kimsedir. Bu niteliğiyle siyasi partilerde lider, siyasi parti üyelerini ve geniş bir seçmen kitlesini etkileyebilen, ikna edebilen, belirli konular etrafında harekete geçirebilen kişidir.

Siyasette başarıda siyasi partilerin liderlerinin yetenekleri ve kişisel özellikleri çok önemlidir. Örneğin, etnik grup, din, cinsiyet ve fiziksel özellikler, lider olmak ya da lider kalmak açısından önemli unsurlardır. Kişisel özellikler, lider olmak ve lider kalmak açısından çok önemlidir. Ancak kişisel özellikler yanında, bireylerin yeteneklerinin de liderlikte etkili olduğu bilinmektedir. Bu yetenekler arasında konuşma yeteneği, ikna yeteneği, bilgi, birleştirme ve bütünleştirme becerisi yer almaktadır.

Liderlerin bazı önemli yetenekleri bulunması ya da bulunmaması, onların lider kalmalarında olduğu kadar, başarılı bir lider olup olmayacaklarını da belirleyebilmektedir.

Çok kavgacı, kimseye güvenmeyen, sürekli korku ve panik içinde hareket eden, sürekli yalan söyleyen ve güler yüzlü olmayan liderlerin başarılı olması ve lider kalması çok kolay değildir. Lider olmak ve lider kalmanın bazı özel yetenekler istediği ve bu özelliklerden birisinin de “karizmatik” olmak olduğu söylenir. Karizma, bir kişiyi lider yapan bazı önemli özelliklerdir. Bir kişiyi lider yapan özellikler arasında konuşma yeteneği, güçlü ve dürüst kişilik, saygınlık, ahlak, yerinde ve zamanında doğru karar verebilme özelliği, çevresindekileri yönetebilme becerisi ve geleceği anlayabilme yetisi gibi niteliklere sahip olmak gelmektedir.

Bir siyasi partinin lideri, onu başarıya götürecek en önemli öğelerden birisidir. Siyasette liderin başarısı, seçim başarısı açısından olmazsa olmaz koşullardan birisidir. Lidere gönüllü itaat, liderin de parti tabanına saygı göstermesi ile bütünleşmelidir. Liderin parti tabanına karşı empatik davranması, onların görüşlerini alması, onları önemsemesi, sorumluluk vermesi ve her koşulda sahiplenmesi, lidere gönüllü itaati getiren önemli tutum ve davranışlardır.

Sözün özü, siyasette başarı, siyasi partinin liderliği iyi kullanmasına ve liderin parti içinde sahiplenilerek lider etrafında bütünleştirilmesine bağlıdır. Liderin sürekli sorgulandığı, lidere itaat gösterilmediği ve yeteneksiz lider ile yönetilen partiler, başarısızlığa mahkûmdurlar.

Teşkilatlanma

Siyasette başarının anahtarı olan Delta yönteminin dördüncü unsuru ise siyasi partilerde başarılı teşkilatlanmadır. Siyasi partiler, seçmene ulaşmak açısından genel merkez ve yerel teşkilatlarını kullanırlar. Siyasi partilerin seçmenle aralarındaki bağlantı, yerel teşkilatlardır.

Teşkilatlanması olmayan bir partinin seçmene ulaşması, seçmenin sorunları ve beklentilerini anlayabilmesi ve seçmenle bağ kurabilmesi söz konusu olamaz.

İlçe, belde ve köylerde parti ile temasa geçmek isteyen seçmenin parti örgütlerinde saygı, ilgi, yardım ve destek ile karşılaşması, seçmenle ilişkiler ve parti örgütlenmesi açısından başarının anahtarı olacaktır. Parti örgütlerindeki güçlü halkla ilişkiler faaliyetleri, seçmen ile iletişimde bir partiyi başarıya taşıyacak, güçlü ve etkin bir örgütlenmenin önünü açacak ve seçimlerde başarıyı getirecek önemli unsurlardır.

Parti örgütlerinin etkinliği ve yaygınlığı, seçimlerde gösterilecek doğru adayların saptanması açısından da hayati bir öneme sahiptir. Seçimlerde aday seçimindeki politikaların seçim sonuçlarını etkilediği bilinmektedir.

Delta yönteminin önemli bir ilkesi olan empatik davranış ve tutumun altyapısının hazırlanması açısından da çok gereklidir. Siyasal yaşamda parti örgütleri yoluyla seçmenin sorunları ve beklentileri belirlenmekte, bu sorun ve beklentilere yanıt veren politikalar üretilerek de seçmenle güçlü bir ilişki kurulmaktadır.

Siyasi partiler, seçmenler/vatandaşlar ile devlet kurumları arasında bağ işlevi görürler. Bu bağlar, parti örgütleri aracılığıyla yerine getirilir. Başarılı ve yaygın parti örgütü bulunmayan siyasi partilerin bu bağ işlevini yerine getirmesi ve seçmene ulaşması söz konusu olamaz. Toparlamak gerekirse, siyasette başarılı örgütlenme, seçimlerde başarının anahtarıdır.

Akademik yardım

Delta yönteminin beşinci ve son unsuru, akademik çalışmalar ya da bilimsel gerçeklerden yararlanmaktır. Siyasetin bir bilim dalı olduğu, bilimsel gerçeklerin siyasal çalışmalarda doğru kullanılmasıyla başarılı sonuçlar alınabileceği unutulmamalıdır.

Seçimlere katılan bir siyasi partinin seçimlere çok kısa bir süre kala ve göstermelik olduğu anlaşılan siyasal çalışmalar, reklam ve siyasal danışmanlık hizmeti veren şirketler ile anlaşmalar yapmaları, seçim başarısı üzerinde çok etkili sonuçlar getirmeyecektir. Seçimlere çok az zaman kala yapılan disiplinsiz ve plansız seçim kampanyaları ile seçimlerin kazanılamayacağını gösteren sayısız örnek bulunmaktadır.

Seçimlere katılan bir siyasi partinin başarılı olabilmesi için seçimlerden önce hazırlıklar yaparak politikalarını bu çalışmalara göre belirlemesi, bir seçim stratejisi üretmesi ve yalnızca partilerine çalışan siyasal danışmanlık ve araştırma şirketleri ile çalışması çok önemlidir.

Siyasi partilerin akademik çalışmalardan yararlanması, yalnızca seçime yönelik çalışmalar ile sınırlandırılmamalıdır. Siyasi partiler, akademik çalışmaları, politikalarının üretilmesi, halkla ilişkiler, örgütlenme ve diğer alanlarda da sıkça kullanmalıdırlar. Siyasette denenmiş ve doğru yöntemlerin kullanılması, bir yarışma ortamı içinde çalışmalar yapan siyasi partilerin başarısı için gereklidir.

Sonuç olarak, uzmanlığı, bilimsel ve akademik çalışmaları önemseyen ve bunları siyasi çalışmalarında kullanan siyasi partiler, başarılı sonuçlar almaya çok daha yakındırlar.

 

Birol ERTAN

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: “Siyasette Başarının Anahtarı; DELTA Yöntemi” https://tasam.org/tr-TR/Icerik/839/siyasette_basarinin_anahtari_delta_yontemi