gözlerinde şaraba kesmişken yanık ve kurak bedenim
kendi ufkuna savrulur kokusuna hasret bozkır iklimi sesim

aksak bir ritim tutturmuş suskun sözcüklere çarparken nefesim
düşlerimin örsünde aşkın aymaz körüğü ile akkora dönmüşüm

hesapsız sözcüklerin balyozuyla aşk bir bumerangdır artık
yüreğimle gözlerim arasında salınır kılıçtan keskin kalemim

zamanın akıntısında çapası yok yaslandığın aç gözlü giyotin öfkenin
gül tenine değer kumunda mumyalanmış tenim yanar geçmişim

sesimin ufkunda şiire duruyor dilini bilmediğin işçi ellerim
öp beni ki sönelim

 

yücel binici