Göç etmek, günümüzün küreselleşen dünyasında gittikçe daha da yaygın bir durum haline geldi. Ancak, kültür şokunun üstesinden gelme süreci insanların çoğu zaman farklı evrelerden geçerek yaşadığı bir mücadeledir.

Göçmenlik ve ülke değiştirmek gittikçe globalleşen dünyamızda oldukça yaygın bir fenomendir. Kişilerin doğduğu ülkeden ayrılmak için birçok sebebi olabilir. Ancak çoğu insan bu kararın ne kadar zor olduğunun farkında olsa bile göç eden bir kişinin ilk yıllarında yaşayabileceği kültür şoku nasıl bir deneyimdir, her zaman anlayamayabilir.

Yeni bir kültüre, dile ve farklı bir yaşam tarzına uyum sağlama ihtiyacının gerçekten de kişi üzerinde duygusal bir etkisi vardır. Kültür şoku tamamen bununla ilgilidir. Yani korku, üzüntü, coşku, kafa karışıklığı ve belirsizlik gibi hislerin yönettiği bir deneyimdir.

Ancak bu durum hiç değişmeyecek ya da hep devam edecek olan bir durum değildir. Göçmen bir kişi, kendi karakter özelliklerine göre yeni ortama ayak uydurana kadar farklı evrelerden geçer. Bu süreç birkaç yıl sürebilir.

Kültür şoku: farklı evreleri

Birçok araştırmacı başka bir ülkeye taşınan kişilerin karşılaştığı yeni kültürden nasıl etkilendiklerini araştırdı. Bu bağlamda Lysgaard’ın “U-eğrisi” teorisi kültürel adaptasyon sürecinde üç evre olduğunu anlatıyor. İlk başta kişi müthiş bir coşku veya mutluluk hisseder, daha sonra bilişsel uyumsuzluk ve dengesizlikle mücadele eder, en sonunda da dengeyi sağlar.

Ancak, Gullahorn ile Gullahorn’un bunu takip eden teorisi (1963) daha büyük bir etki yaratmıştı. Bu teoriye göre, kültür şokunun “W” harfine benzer bir rota çizen beş evresi vardır. Yani bu harf, göç eden kişinin yeni ortamına adapte olma sürecinde yaşadığı bilişsel ve duygusal iniş çıkışları temsil eder.

“W” eğrisi ve kültür şokunun beş evresi

1. Balayı

İlk baştaki süreçte mutluluk ve coşku duyguları ön plandadır. Yeni ülke büyüleyici gelir, bir sürü farklılık ve yeniliklerle doludur. Ayrıca kişi kendi kültürlerindeki farklılıkları da olumlu olarak görür ve öğrenmek için motivasyonu vardır. Buna ek olarak, kendi kimliğine ve eski ilişkilerine hala yakınlık duyar.

2. Kültür şoku

Yeniliklerin ve farklılıkların büyüleyici etkisi geçmeye başladıktan sonra bu evreye girilir ve yeni gerçeklik artık can sıkıcı, soğuk ve tuhaf gelmeye başlar. Göçmen kişi karşılaştığı yeni değerleri ve yaşam şeklini anlayamaz, kendini buna uyarlayamaz. Kendi ülkesinde yaşasaydı çok daha iyi olacağını düşünmeye başlar.

Düşmanlık, anksiyete, hayal kırıklığı ve üzüntü ile birlikte birtakım bedensel semptomlar olur. Eskiden sahip olduğu sosyal destek çevresi (aile ve arkadaşlar) artık çok uzakta ve ulaşılamaz gelir.

3. Alışma başlangıcı

Alışmaya başlama evresinde olumlu ve keyifli hisler geri döner. Kişi yeni kültüre artık aşinalık kazanmış ve onu anlamaya başlamıştır. Artık kendini yeterince rahat hissettiği ve yalnızlık hissinin eskisi kadar baskın gelmediği bir noktaya ulaşmıştır. Kişi daha objektif bakabilir ve yeni rutinlerinin keyfini çıkarmaya hazırdır.

4. Mental izolasyon

Bu evre genelde kişi kendi ülkesini ziyaret ettikten sonra gelir. Memleketinde bazı şeylerin değişmiş olduğunu gören kişi artık oraya ait olmadığını hisseder. Bu yüzden de ait olma duygusu etkilenir. Göçmen kişi iki dünya arasında sıkışmış hisseder ve iki tarafa da ait hissedemez. Ancak diğer yandan da geçmişe karşı bir özlem duyar.

Dahası, kişi gittiği ülkede kendi rutinini oluşturmuştur. Artık uyarıcılar ve yeni şeyler yoktur, kişi eski hayatını ne kadar özlediğini düşünmeye başlar. İzolasyon ve yalnızlık hissi yeniden hüküm sürer.

5. Adaptasyon

En sonunda göçmen kişi ülkenin kültürüne, yaşam şekillerine ve değerlerine alışmıştır. Sonunda yeni ülkesinde tuhaf ya da farklı hissetmeden yaşamak ve çalışmak üzere uyum sağlamıştır. Kendini rahat ve evinde hisseder.

Kültür şoku nasıl yenilebilir

Bu kültürel uyumlanma sürecinin farklı evrelerinden geçmek birkaç yıl alabilir. Buna ek olarak, bu sürecin doğrusal bir şekilde ilerlemediğini de tekrar hatırlatalım. Bu evreler kişi uyum sağlayana kadar tekrar edebilir.

Kültür şoku gerçeğinin evrelerini tanımak ve bilmek, göç eden kişinin kendi içinde yaşadığı duyguları anlaması ve normalleştirmesi için ona yardımcı olacaktır. Bu durumda belirsizlik hissi de azalır çünkü kişi artık kendisini nelerin beklediğini az çok biliyordur. Umuyoruz ki her göçmen bu süreci başarılı bir şekilde atlatabilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynakça 

  • Black, J. S., & Mendenhall, M. (1991). The U-curve adjustment hypothesis revisited: A review and theoretical framework. Journal of international business studies22(2), 225-247.
  • Gullahorn, J. T., & Gullahorn, J. E. (1963). An extension of the U-curve hypothesis. Journal of Social Issues, 19(3), 33–47

Kaynak: “Kültür Şoku ve Farklı Evreleri Nelerdir” https://aklinizikesfedin.com/kultur-soku-ve-farkli-evreleri-nelerdir/