Pek çok insan karizmanın liderliğin olmazsa olmaz bileşenlerinden biri olduğunu düşünür. Medyatik siyasetin baş tacı olduğu günümüzde bu doğru bir tespit, zira bir rock yıldızı veya TV sunucusuna karizma ne kadar gerekliyse, bir tür gösteri sanatı olarak değerlendirilen siyasette de lidere karizma o kadar gereklidir. Liderin izleyicilerini uyanık tutması, eğlendirmesi ve dikkatleri sürekli üzerinde toplaması önemlidir. Ne var ki karizma kısa vadede yarar sağlasa bile uzun vadeli sonuçları bu yararları silip süpürür. Dolayısıyla karizmatik liderlere temkinli yaklaşmakta fayda var.

Karizmatik liderlik kavramı “ilahi bir yetenek” anlamına gelen Yunanca “karizma” sözcüğünden türetilmiştir. Karizmatik lider kavramının çağdaş tanımı ilk kez Alman sosyolog Max Weber tarafından yapıldı. Weber’e göre karizmatik lider olağanüstü, insanüstü veya en azından sıra dışı güçlere ve yeteneklere sahip lider tipidir. Sıradan insanlarda rastlanmayan kişiliği sayesinde geniş kitleler üzerinde derin izler bırakır.

Karizmatik bir lider tipik olarak toplumun geleceği ile ilgili çok parlak bir vizyon sunar. Bu vizyon, çoğunluğun memnun olmadığı genel statükodan farklı olmakla birlikte ulaşılamaz değildir. Lider yenilikçi, gelenekselin dışında yöntemlerle bu vizyona ulaşılabileceği konusunda insanlara umut verir.

Ne var ki karizmatik liderlerin bir de karanlık yüzü vardır. Toplumların başını büyük belalara sokabilir; insanları baş edemeyecekleri kadar büyük tehditlerle karşı karşıya bırakırlar. Güç sahibi olma hırsları, negatif yaşam deneyimleri ve narsisistik eğilimleri yüzünden genel ahlak kurallarını hiçe sayan ve yıkıcı davranışlarda bulunabilirler.

Karizmatik bir lider ne kadar inandırıcı olursa olsun, hemen “gaza” gelmemekte yarar var. Neden mi?

Karizma mantıklı kararları sulandırır

Diğer insanları etkilemenin yalnızca üç yolu vardır: Zor kullanarak, mantık yoluyla veya cazibe. Zor kullanmak ve mantık akılcıdır (Bir şeyi zorla yapmak zorunda kalsak bile boyun eğmenin altında mantıklı bir neden vardır). Oysa cazibe aklı devreden çıkartır. Cazibe duygusal bir kandırmaca/yanılsama olarak görüşlerimizi saptırır. Karizmatik liderler insanları mantık yoluyla değil, cazibeleriyle etkiler; cazibeleri sona erdiğinde zora başvururlar (ABD’de Jim Jones veya Marshal Applewhite gibi tarikat liderleri foyaları ortaya çıkacak gibi olduğunda müritlerini intihara sürüklemişlerdi).

Karizma bağımlılık yaratır

Takipçilerini karizmalarıyla kendine çeken liderler, takipçilerinin ilgisine  bağımlı hale gelirler. İlk günlerdeki “balayı” etkisi sona erince onaylanma ratinglerinin hep aynı kalmasını isterler ve bu da kendilerini gerçek hedeflerinden saptırır. Öte yandan takipçileri liderlerinin karizmasına bağımlı hale gelmişlerdir. Sonuçta popülizm politikaya sızar. İki taraf da birbirlerine bağımlı hale gelince, birbirlerinden vazgeçemedikleri için gerçekleri saptırmaya başlarlar. Öyle ki karizmatik liderler takipçileri uyansa dahi kendilerini hiçbir şeyin değişmediği yönünde kandırmaya devam ederler.

Karizma psikopatları maskeler

Karizmatik olmak için psikopat olmaya gerek yoksa da, pek çok psikopat müthiş karizmatiktir. Bunun en önemli nedeni cazibelerinin anti-sosyal eğilimlerini gizlemesi ve sonuçta bunların toplumda kabul görmesidir. Bencillik, hilekârlık, manipülatif davranışlar ve çıkarcılık bu kişilerin yükselmesini kolaylaştıran özelliklerdir. Ancak uzmanlara göre bu kişiler yönetilmekten nefret ettikleri için yönetmeye soyunur. Uzmanlar ayrıca yönetilmeye tahammül edemeyenlerin iyi bir yönetici olamayacağını da söylüyor. Donald Trump ve Rupert Murdoch örneklerinde olduğu gibi yönetilmek bu kişilerin lügatında yer almaz.

Karizma kolektif narsisizmi besler

Bir insanın başka birinin büyüsüne kapılması için onunla aynı temel değerleri ve ilkeleri paylaşması gerekir. Aynı şekilde karizma ideolojik öz-saygıyı da besler. Bizimle aynı görüşlere sahip olan kişilere duyduğumuz hayranlık, kendimize ve aynı zamanda bağlı bulunduğumuz “kabile”ye duyduğumuz sevginin sosyal olarak kabul gören bir ifadesidir. Başka bir deyişle bizimle aynı görüşleri paylaşmayan kişileri karizmatik bulmayız. Böylece karizmatik bir lider, takipçilerinin her birini kendisinden daha radikal bir hale dönüştürerek takipçilerini birleştirmiş olur.

Daha akılcı bir lider modeli için öneriler

Batı dünyası sürekli olarak karizmatik lider arayışındadır. Daha akılcı ve steril liderlik modelleri için birkaç öneri:

  1. Lideri seçerken kimya ya da içgüdülere değil, bilimsel değerlendirme kriterlerine başvurun. Örneğin narsisist bir kişi, iş görüşmelerinde karşısındakini kendisine duyduğu aşırı güven ile ikna edebilir; yeterli olduğu kanısı uyandırabilir. Oysa sağlam psikometrik testler kişilik bozukluklarını ortaya çıkartabilir. Testler karizmadan etkilenmezler.
  2. Politikacıların medyada gereğinden fazla yer alması sınırlandırılmalıdır. TV’lerde sıklıkla boy gösteren adaylar olduklarından daha yetenekli oldukları izlenimi yaratabilir. Bu engelleme konuşma özgürlüğünü kısıtlamak anlamına gelmez. Ancak konuşmaların içeriği daha sıkı bir denetime tabi tutulmalıdır. Bir Hollywood yıldızı ile politikacı arasında çok büyük bir fark olsa da, modern politikacı imajı ikisi arasındaki sınırı yavaş yavaş bulanıklaştırıyor.
  3. Karizma tuzağına düşmemek için gizli yeteneklerin ortaya çıkartılmasına öncelik verilmelidir. Yönetim paradoksu denilen yanılgıya göre insanlar yönetimin üst kademelerine kişilik özelliklerinden dolayı tırmanırlar. Bu da lider olarak performanslarını zedeler. Bu paradoks 20 yıldır bilinmesine karşın kendilerini liderlik rolüne uygun görenlerin kendi kendilerini aday göstermelerinin önüne geçilmiyor.
  4. Toplumsal çıkarlardan çok kendi çıkarlarını ön planda tutan karizmatik liderlerin neden olduğu negatif sonuçları en aza indirgemek için hesap verilebilirliğin kurumsallaştırılması da bu arada önem kazanmaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynaklar:

Kaynak: “Karizmatik Liderliğin Karanlık Yüzü” Derleyen: Reyhan Oksay. https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/karizmatik-liderligin-karanlik-yuzu