Yoksul Batı Afrika ülkesi, son yıllarda ayrılıkçı etnik grup Tuaregler ve El Kaide’ye bağlı İslamcı grupların aktiviteleriyle ve Fransa’nın askeri müdahalesi ile anıldı.

cami

TEMEL BİLGİLER

Başkent: Bamako

Yüzölçümü: 1,240,192 km2

Nüfus: 15,968,882

Para birimi: CFA Frank (XOF)

Dili: Fransızca

Kuruluş: 22 Eylül 1960

Denize kıyısı olmayan Batı Afrika ülkesi Mali, 1960’ta Senegal ile birlikte Fransa’dan bağımsızlığını kazandı. Önce Mali Federasyonu’nu kuran iki ülke, aynı yıl ortak bir kararla yollarını ayırdı.

Yaşadığı kuraklıklar, isyanlar ve askeri darbeler ülkeye büyük ekonomik ve sosyal zararlar verdi. İsyan ve darbelerin temel nedeni, Mali’nin kuzeyindeki Tuareg azınlık grubuyla uzlaşılamamasıydı. Selefiler olarak da bilinen İslami Mağripteki El Kaide (İMEK) adlı örgüt de, bölgedeki istikrarsızlıktan yararlanarak son zamanlarda pek çok yerleşim yerinin kontrolünü ele geçirdi.

Mart 2012’deki askeri darbeden doğan güç boşluğu, İMEK’e başkente kadar yürüme fırsatı verdi. Bölgedeki 3,500 Afrika Birliği askeri yetersiz kalınca, Mali hükümeti Fransa’dan yardım istedi. Fransa Ocak 2013’te, Mali’ye 2 bin 500 kara birliği ile amacı tartışmalı bir operasyon başlattı.

Müdahalede ağır darbe alan gruplar ülkenin kuzeyine çekildiler. Mayıs ayında tekrar başlayan hükümet ve bazı silahlı gruplar arasındaki görüşmelerle ateşkes sağlandı. Ateşkesten doğan görece istikrarlı ortamda, daha önce iç karışıklık nedeniyle ertelenen başkanlık seçimleri 28 Temmuz’da yapıldı. Eski başbakanlardan İbrahim Boubacar Keita, Mali’nin yeni başkanı oldu.

Ancak Selefiler bölgedeki faaliyetlerine devam ettiler. Yakın zamanda iki Fransız gazeteciyi kaçırıp öldürmeleri ve ülkedeki Barış Gücü askerlerine düzenledikleri sayısız saldırılar, bu grupların barışa pek de niyetli olmadığını gösteriyor.

Ülkede darbe sonrası ilk genel seçimin ilk turu, 24 Kasım 2013 tarihinde yapıldı. Seçimin ikinci turu 15 Aralık’ta yapılacak.

malie

Mali – Tuareg anlaşmazlığı

Tuaregler, bağımsızlıktan bu yana yönetimde ve orduda kendilerine yeterli temsil hakkı verilmemesi ve kaynakların adil dağıtılmaması gibi nedenlerle sömürgecilik sonrası dönemde Mali hükümetlerine muhalefet ettiler.

1962, 1990 ve 2006 yıllarında üç büyük ayaklanmadan sonra, 2009 yılında Cezayir’in arabuluculuğu ile barış süreci başladı. Bu tarihte pek çok Tuareg silah bıraktı.

Libya eski lideri Muammer Kaddafi’nin silahlandırıp istihdam ettiği Tuareg paralı askerleri, Arap Baharı devriminden sonra Ağustos 2011’de Mali’ye geri döndüler. Bu tarihten itibaren Tuareg bağımsızlık hareketi yeniden güç kazandı.

Kuzey Afrika’daki Berberilerin soyundan gelen Tuaregler, çoğunlukla Mali ve Nijer’de yaşayan göçebe bir halktır. Kültür ve dilleri, Mali halkından farklıdır. Mali nüfusunun yaklaşık yüzde 10’unu oluşturan Tuaregler, yüzyıllardır yaşadıkları kuzey Mali ve Nijer ülkelerini de kapsayan bölgede Azavad isimli bir devlet kurmak istiyorlar.

Pek çok Tuareg, ülkenin kuzeyinde El Kaide bağlantılı İslamcı gruplarla birlikte savaşıyor. İMEK ve Ensaruddin, Mali’nin kuzeyindeki en etkin silahlı gruplardan ikisi. Yine Tuareglerin kurduğu Azavad’ın Özgürlüğü Ulusal Hareketi (MNLA) gibi etnik söylemli gruplar ise İslamcı gruplarla rekabet halindeler.

dogon

Arap Baharı etkileri

Libya’da paralı askerlik yapan Tuareglerin 2011 devriminden sonra ağır silahlı bir halde ülkeye dönmeleri, Arap Baharı’nın Mali üzerindeki etkilerinden yalnızca bir tanesi.

Mart 2012’de bir grup Mali subayı, Demokrasiye Dönüş ve Devletin Restorasyonu için Ulusal Komite adlı bir örgüt kurarak yönetime el koydu. Darbeciler, gerekçe olarak hükümetin Tuareg azınlıkları sorununu çözememesinden duyulan rahatsızlığı gösterdiler.

Son iki seçimde başkan seçilen Amadou Toumani Toure’yi görevden uzaklaştıran cunta yönetimi, Afrika Birliği ve Birleşmiş Milletlerin sert yaptırımlarıyla karşılaştı.

Nisan ayında Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Birliği (ECOWAS) ve BM, Mali’deki cuntayı görevi sivillere bırakmaması halinde bütün sınırları kapatmakla ve Afrika Birliği askerlerini ülkeden çekmekle tehdit etti. Bu yaptırım, denize kıyısı olmayan Mali için oldukça etkiliydi.

Ayrıca İMEK ve Tuareg tehditlerine karşı yalnız kalan cunta yönetimi, müzakere masasına oturmak zorunda kaldı. Yönetimi, geçici başkan Diouncounda Traore’ye devrettiler. Bu karar sonrasında ECOWAS, Mali’ye uyguladığı ambargoyu kaldırdı ve darbede rol alanlara af çıkardı.

Ancak darbenin sorumlusu subaylar, darbeden yaklaşık 1,5 yıl sonra, Kasım 2013’te mahkemeye çağrıldılar. Cunta lideri Amadou Sanago ve 20 subay, emrindeki askerlere şiddet uygulamak iddiasıyla sorgulanacaklar.

Darbe nedeniyle başkente toplanan ordunun geride bıraktığı güç boşluğunu, İslami Mağripteki El Kaide (İMEK) doldurdu. Ocak 2013’te başkent Bamako’ya çok yakın olan Konna şehrine dek pek çok yerleşim yeri İMEK kontrolüne geçince, Başkan Traore Fransa’dan yardım istedi.

dogo2013 Fransız Müdahalesi ve sonrası

Fransa, Mali’de bulunan 3 bin Afrika gücüne destek olmak için 2 bin 500 kara birliği gönderdi. Bu güçler, İslamcı grubun elindeki pek çok büyük şehrin kontrolünü geri kazandı.

Fransa Savunma Bakanı Jean-Yves Le Drian, “operasyonun başarılı olduğunu” söyledi. Ancak “uzun vadede barışın sağlanabilmesi için kuzey-güney arasında diyaloğun arttırılması gerektiğini” de ekledi. Şubat ayında Mali’ye giden Fransa Başkanı Francois Hollande, “savaşın henüz bitmediğini ve Fransız askerinin ülkede ihtiyaç duyulduğu müddetçe kalacağını” söyledi.

Eski bir Fransız sömürgesi olan Mali, bağımsızlığı sonrasında dahi Fransa ile yakın ilişkilerini sürdürdü. Bu ilişkiler kısmen kısa süreli bir ortak kültürel geçmişe dayansa da, Fransa’nın Batı Afrika’ya ilgisinin altında farklı nedenler de bulunuyor.

Ekonomik sıkıntı içindeki Fransa, yüksek maliyetli bu askeri operasyonla, Mali’nin de içinde bulunduğu bölgedeki çıkarlarını güvence altına almak istiyor. Bu bölge zengin maden ve petrol kaynakları barındırıyor.

Müdahalenin alelacele ve sert olması yorumlarına cevap veren Hollande, “Kaybedecek zaman yoktu. Daha açık belirtmek gerekirse, gecikseydik aradaki zaman terörizmin hanesine yazılacaktı ve terör bütün Mali’yi ele geçirecekti” dedi.

Nisan ayında kademeli olarak ülkeden çekilmeye başlayan Fransa geride bine yakın asker bırakıyor. Fransız askerleri yerlerini 6 bine yakın BM Barış Gücü askerine bırakacak.

MINUSMA BM Barış Gücü

Mali Çok Yönlü Karma İstikrar Görevi (MINUSMA), Nisan 2013’ten beri 6 bin askerle Mali’de görev yapan bir BM Barış Gücü operasyonudur. İMEK’e karşı bölgede barışı sağlamaya çalışan MINUSMA, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un tavsiyesiyle kuruldu ve yakında gücünü iki katına çıkaracak.

Darbe hükümetinin devrilip, başkanlık seçiminin yapılmasının ardından, Fransız ordusu bölgeden çekilmeye başladı. Fransa 2014’te, bölgedeki asker sayısını 3200’den 1000’e düşürecek. Birleşmiş Milletler Barış Gücü MINUSMA ise, 6 bin civarı olan asker sayısını 12,600’e çıkararak bu açığı kapatmak istiyor.

Henüz yarı güçteki MINUSMA, İslami Mağripteki El-Kaide’nin ‘vur-kaç’ tarzı saldırılarının sıkça hedefi oluyor.  Birleşmiş Milletler MINUSMA’ya, Temmuz 2013 – Haziran 2014 süresinde kullanmak üzere 367 milyon ABD Doları bütçe ayırdı.

malipazar

Ekonomi

Mali, dünyanın en fakir 25 ülkesinden biri. Sınırları Cezayir, Nijer, Burkina Faso, Fildişi Sahili, Gine ve Senegal ile çevrili olan Mali, denize kıyısı olmadığı için dış ticaretinde bu ülkelere bağımlı. Mali’den çıkarılan madenlerin yarısından fazlasını Çin ithal ediyor. İthalatının yüzde 10’luk payını ise Fransa’dan işlenmiş sanayi ürünleri alımı oluşturuyor.

Mali, gelirini büyük oranda altın madenciliği ve tarım ürünlerinin ihraç edilmesinden elde ediyor. Bu durum, Mali ekonomisinin altın ve tarım ürünü fiyatlarındaki değişime ve yıl içerisinde yapılan hasada göre dalgalanmasına neden oluyor.

Topraklarının yaklaşık yüzde 65’i çöl olan Mali’nin ekonomik faaliyetleri, Nijer Nehri kıyısındaki verimli arazilerle sınırlı. Ülkeye dair en son istatistiklere göre, işsizlik oranı yüzde 30. Nüfusunun yaklaşık yüzde 10’u göçebe bir yaşam tarzına sahip. İş gücünün yüzde 80’i tarımla uğraşıyor. Hafif sanayi faaliyetleri ise büyük oranda tarım ürünlerinin işlenmesine dayanıyor.

2011 yılında Mali, ekonomiyi geliştirmek, ekonomik faaliyetleri çeşitlendirmek ve yabancı yatırımcı çekebilmek için IMF ile kredi anlaşması imzaladı. Turizme büyük yatırımlar yapsa da güvenlik ve istikrar sorunu nedeniyle ekonomide beklenen gelişme yaşanmadı.

1996-2010 arasında yüzde 5 oranında büyüme yakalayan Mali ekonomisi, küresel ekonomik kriz ve askeri darbe nedeniyle 2012’de yüzde 1,2 oranında düşüş yaşadı.

me