Basit düşünen insanlarla basit yaşayan insanları birbirine karıştırmayın. Zaten karıştırmanız da mümkün değil.

Ayırt etmek için dikkatli bakmanıza bile gerek yok. Basit düşünen insanlar, cehaletlerini, düşkünü oldukları abartılı yaşantılarını, görgüsüzlüklerini, sahip oldukları pahalı banalliklerini, kurbağa gibi şişinmelerini gözünüze gözünüze sokma hevesiyle yanar kavrulur.

Her gün başka fikirdedirler, her gün başka bir hevesleri vardır, her gün başka bir şeyin açlığı içindedirler, doymak bilmezler. Her gün başka başka insanlar değerlidir onlar için. Ruhlarından, kişiliklerinden bihaber, bedenlerinin talepleri peşinde koşarlar ama hiçbir zaman, hiçbir yerde, hiçbir şeyle mutlu olamazlar; en güzelin içinde bile kendilerini de, çevrelerini de mutsuz edecek bir şey bulurlar. Neyi lütfederseniz edin, neyi verirseniz verin, ne emek verirseniz verin, ne kadar severseniz sevin; mutlaka eksik bulurlar, daha fazlasını neden vermedin der çıkarlar.

Sahip oldukları belirgin bir dünya görüşleri yoktur, dünyayı da göremezler zaten ve görmedikleri bu dünyanın da merkezi kendileridirler. Çıkarları neredeyse oradadırlar, çıkarları kimdeyse onunladırlar. Çevrelerindeki herkesi, her şekilde kullanma çabası içinde asalaktırlar. Kaypaktırlar, yanardönerdirler, iskeletsizdirler.

Basit yaşayan insanlar vardır bir de.

Gündelik kazançlarla, gündelik kayıplarla ilgilenmezler. Bedenlerini değil, benliklerini doyurmaya çalışırlar. Son derece sıradan görünürler; yaşadıkları yer, kullandıkları eşya, tutum ve davranışları son derece basit ve yalındır. Çok konuşmazlar, konuşmadıkları sürece fark edilmezler. İçinde incisi saklı istiridye gibidirler.

Bilgedirler, gösterişsiz birer kitap gibidirler; siz sormazsanız, söylemezler. Dünyayı da, uzayı da, evreni de bilirler. Hangi uzaklıkta olursa olsun gürültüde de, sessizlikte de her şeyi duyarlar. Hangi uzaklıkta olursa olsun, aydınlıkta da, karanlıkta da, her şeyi görürler. Hangi büyüklükte olursa olsun, yanlışı da, eksiği de, fazlayı da, özrü de görürler; hoş görürler, hor görmezler.

Evreni okurlar, dünyayı okurlar, canlıyı okurlar, insanı okurlar, içini okurlar, dışını okurlar, kendilerini okurlar; aleniyi, gizliyi, sırlıyı okurlar, yazanı okurlar, yazmayanı okurlar, kitap olurlar.

Basit yaşayan insanı acıtan, üzen, kederlendiren, yıkan basit düşünen insanlar ile test edilmektir ki bu sınavların en ağırıdır. Çünkü bu sınav başlayınca ömrün sonuna kadar devam eder.

yücelbinici